DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ KUTLANMAK İÇİN DEĞİL SİLKİNMENİZ İÇİN OLMALI !

sma-poster000000000000000Alper Okçuoğlu   ( SMA GRUBU ADINA ) 

Bugün bildiğiniz gibi 3 aralık dünya engelliler farkındalık günü ancak 365 gün içinde sadece belli bikaç günlüğüne engellileri hatırlamak aymazlıktan başka bişey değil benim gözümde ben böyle günlerde ne çağrıldığım toplantılara giderim ne de yürüyüşlere katılırım çünkü engelli insanları 1 yıl eve hapset sonra 3-5 siyasetçi veya 3-5 yalaka bi araya gelip onlarca engelliyi sokağa çıkartıp etkinlik düzenlesin üstelik normal zamanda 1 tane engelli alan belediye otobüsü şoförleri böyle günlerde 7-8 tane tekerlekli sandalye veya akülü sandalyeyi araca sığdırmak için büyük efor kullanıyor üst üste sıkış tıkış götürülen etkinliklerde malum bikaç klışe söz söylenir ‘bir gün herkes engelli olabilir’ filan denilir eğer reklamını yapacak kişiler varsa üç beş tane tekerlekli sandalye dağıtır işte belediye başkanları, milltvekilleri engelli ailelerine ihtiyaçlarını sorar biride not alıyomuş gibi yapar sonra konuşmacılar konuşmalarını bitirir engelliler ise ellerde bayraklar oturup onları öyle dinler sonra ne mi olur? cevaplıyayım engelliler evine bırakılır yılın geriye kalan kısmında kimse arayıp sormaz.Dikkatimi çeken diğer grup ise toplumun engelliye olan tavrı aşağı yukarı hepiniz engelliler günü kutlu olsun hepimiz engelli adayıyız diyerek sosyal medya hesaplarınızda paylaşımda bulundunuz evet kötü niyet yok ancak ben şunu savunuyorum toplumun tepkisizliği engelliler için yapılacak düzenlemelerin yapılmaması veya savsaklanarak yapılmasına neden oluyor yani örneğin zar zor yaptırılmış 3-5 tane engelli rampası önüne arabalarınızı park etmemekle başlayın sonra eğitimci olan insanlar okulunuzda kaç tane engelli öğrenci var eğer varsa okulunuz bu engelli öğrenciniz için ne kadar uygun bunları milli eğitim düzeltebilir mi diye araştırma yapabilirsiniz sonra ticaret ile uğraşan dükkan sahipleri yapacağız bir rampa ile hem farkındalık oluşturur hemde engelliler için alışveriş imkanı oluşturmuş olursunuz gibi gibi …
daha yüzlerce örnek verilebilir yani engelliyi bikaç gün hatırlayarak değil her gün hatırlayarak farkındalık oluşur. Farkında olmadıklarınızın farkındalığına varmanız umuduyla

 .

Bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Farkındalık Günü. İnsanlar bugünü kutluyorlar. “Farkındayız” diyorlar. Bugün “engeli olan ve olmayanlar olarak birbirimiz arasında fark yok” diyorlar. Bunların hepsini iyi niyetle yapıyorlar. Bu güzel bir durum. Engel durumu bulunan insanların bugün hakkındaki duygu ve düşüncelerini bilmek istiyor musunuz?

Farkında olduğunuz tek bir günü, engeli olup bu durumun içinde olan insanlar geriye kalan 364 gün yaşıyorlar. Geriye kalan 364 gün de bugün kadar farkında olunuyor mu? Birbirimiz arasında fark olmaması elbette çok güzel olurdu. Evden çıkmadığımız müddetce biz de böyle düşünüyoruz. Evden çıktığımızda da bu düşünceyle çıkıyoruz. Gel gör ki öyle olmuyor. Neden olamıyor? Benim geçeceğim rampamın önüne niçin arabanı park ettin? Benim girmek istediğim mağazanın önünde neden birçok merdiven var? Benim dolaşmak istediğim sokaklarda neden senin koyduğun engeller var. Düşünüyorum. “Engelli miyim? Engellenen miyim?” Hangi kavram daha gerçekci bunu düşünüyorum. Memlekette engelli mi daha çok, engellenen mi merak ediyorum. Bizim farkımızdasınız da bize ondan mı engel koyuyorsunuz. Peki neden bugün çiçeklerle, telefonlarla, bir takım araç gereçlerle hal hatır sorup geriye kalan 364 gün susuyorsunuz. Sahiden farkında olduğunuzu göstermek istiyorsanız arabalarınızı park ederken dikkat edin. Çalıştığınız yerde engeli bulunan biri varsa nasıl daha kolay işini yapabilir bunu düşünün. Okulunuzda, işinizde, bulunduğunuz ortamda en az sizin kadar rahat hareket edebilmesi için olanaklar sunun. Bir de mümkünse gözlerinizi o insanın üzerinden çekin. Farkı yok ise farklıymış gibi hissettirmeyin. Bakışlarınızı pür dikkat o insana vermeyin. Farkındayız demekle farkında olmak arasındaki farkı da lütfen görmezden gelmeyin. Rica ediyorum “sakat” tabirini kullanmayın. Bunu kullandığınızda karşınızdaki insanı baştan kaybediyorsunuz. O insana o saatten sonra ne kadar da aynıyız deseniz fayda etmez. Biliyorum, bir durumun içinde olup yaşamadan o durumu hissetmek çok zor. Ancak siz farkında olmak istiyorsunuz ki bugün buna yönelik paylaşımlarda bulunuyorsunuz. Bu da demek oluyor ki hiçbiriniz düşüncesiz insanlar değilsiniz. En azından anlamaya çalışmak için çabaladığınızdan eminim.

Size bir şey daha diyeyim mi? Ben kendimi hiç “engelli” olarak görmedim. Dışarıdan bakınca siz sadece kalıbı görerek bunun üzerinden karar veriyorsunuz. Somut olarak görünen elbette bu. Ben ise kendi içimde kendimi hiç sizin gördüğünüz gibi görmedim. Durumumun farkındaydım, ama hiç benim engelim var deyip umutsuzluğa kapılmadım. Düşüncelerim buna mani oldu. Bu hayata gelmek boşuna değildi. Benim düşüncelerimde yaşadığım sürece hep ilerlemeyi istemek oldu. Okulumu bitirmek, bir meslek sahibi olmak, insanlık adına faydalı bir şeyler yapmayı istemek… Yürüyememek, görememek, duyamamak, konuşamamak… Bunlar sadece birer kalıptır. İnsan isterse ve o insana imkanlar verilirse her zaman da sadece kalıp olarak kalacaktır. Ben elhamdulillah okulumu bitirme isteğimi gerçekleştirdim. Bir işim, mesleğim de oldu. Bunlar Allah’ın kuluna emeğinin hediyesidir. Bunlar bir annenin, bir babanın evladına sunduğu imkanların meyvesidir. Benim şu anki isteğim, içinde bu azmi bulan tüm arkadaşlarımın da imkanlar elde etmesi…

Yalnızca bugün değil, her gün farkında olmak istiyorsanız “engellenen” olmamaları için çabalayabilirsiniz.

Esra ERKEÇ

BeğenDaha fazla ifade göster

Yorum Yap